RECO BABA VEFAT ETTİ. BAŞIMIZ SAĞOLSUN!

   Ankara’lı radyo dinleyicilerinin yakından tanıdığı ve sevdiği, PARK FM’in   svilen DJ’i Reco Baba lakaplı, Recep Baydurcan, dün vefat etti. Tombul, sevimli ve başarılı DJ arkadaşımızın genç yaşında aramızdan ayrılması hepimizi şok etti. Radyo dünyasında kendisini herkese kabul ettiren başarılı DJ profiline son yıllarda sık rastlanmamaktadır. Reco’nu yeri hem radyo dünyasında, hem kalbimizde hep boş kalacak. Onu çok özleyeceğiz. Ailesinin, sevdiklerinin ve sevenlerinin başı sağolsun.

You must be logged in to post a comment.

YAZMA SIRASI SENDE!

İnsanın en büyük düşmanı kendisidir, tuzakları kuran da tuzaklardan kurtaran da kendisidir. Kendiyle baş başa kalan insan kafasında kurar, kurduklarına inanır bu acı sarmal yine aklın telaşlı gezisi bitip ait olduğu yere dönmesiyle son bulur.

İnsanın kendi kurtarır yine kendini!

Çözüm basit; çalışmak, çok çalışmak… Düşene kadar yürümek gibi, sadece yaptığın işe odaklanıp, daha iyi nasıl yapabilirim üzerine kafa yormak, pratikliği başlatan da bu süreçtir zaten, kelimeler hep oradadır, sizi beklerler tonlarca kelime ile nasıl cümle kuracağınız da tamamen size kalmış bir şey… Kelimeleri elinizle koymuş gibi bulmanın mutluluğu başka nerede var ki?

Elinde bir hazine olduğunu unutma, kelimelerin en büyük hazinen, sana sadece birbirine yakışan kelimeleri yan yana getirip cümle kurmak kalıyor. www.mykitap.net diyor ki; “yazma sırası sende”

Yaz yazabildiğin kadar, kendinden kurtulana kadar!

www.mykitap.net açıldı, bekleriz efendim…

You must be logged in to post a comment.

Efe Rakı’nın Alametifarika’sı…

Alemetifarika Reklam Ajansının, Efe Rakı’nın Almanya’daki markası için hazırladığı rakının suyla dansını anlatan reklam filmi son derece başarılı olmuş. İstanbul’a ait figürlerin kullanıldığı reklam filminin görseli, müzik seçimi, seslendirmeni markayı çok güzel yansıtıyor. İstanbul tanıtım filmi olarak bile kullanılabilecek bir reklam filmi hazırladıkları için Alametifarika’yı tebrik ederim.

Alametifarika bu reklamla bir büyük açtırır : )

You must be logged in to post a comment.

Reklam Adına Aradığın…

Off bugün canım sıkılıyor yahu. Açtım müzik sesini arabanın. Bangır bangır çalıyor. Kulaklarım kendi sesimi duymuyor. Mp3 ten aktardığım jingleyi dinliyorum: Reklam adına aradığın/ her ne varsa …….ta!.. hayatımda alışamadığı Jazz müzik beni burada kalbimden yakaladı işte. Yüreğim Jazz etti. Böyle bir jingle harcanır mıydı boş yere. Ne yapalım? Yaptık bi kere!  Bir jingle bu kadar şarkı, bir şarkı da bu kadar jingle olur yani? Mavi Sakal’a selamlar!

One Response to “Reklam Adına Aradığın…”

  1. sylvia diyor ki:

    Ben bu jingleın harcandığını düşünmüyorum zira reklam verenlerin ajansı zorlaması, kreatif ekibin kendini geliştirmesi için yüzde yüz yaşanması gereken bir süreç. PratikA jazz, funk, rock, pop, alaturka, rap, reggae, elektronic, blues vs hangi tarz olursa olsun hepsinde iddialı olduğunu bu jingle ile göstermiş oldu.
    o halde bu jingleı bir kez daha dinleyelim üstelik yüksek sesle : )
    Duyan herkesin yüreği jazz etsin : )

You must be logged in to post a comment.

ANKARA’DA MARKA KONUMLANDIRMA…

Ankara ajans bakımından oldukça zengin bir yelpaze sunmaktadır. Şöyle çevremize bir baktığımızda, yaratıcı çalışmalar üzerine epey güzel örnekler çıkarılmıştır. Ancak müşterisini bir adım ileriye götürecek çözümler üreten ajans var mı? Bence düşünülmesi gereken konu, tam da burası.

Ankara’da ajans mantığı uzun vadeli düşünülmüş, hedef kitleye odaklanmış bir firma, marka, ürün konumlandırmadan çok, ajans konumlandırması şeklinde görünüyor. Firma daha çok ajansı konumlandırıyor gibi. Kimin ajansı olduğunuz daha ön planda. Şaşalı outdoor kampanyaları ve harika tasarımlar… Sonuç? Bilboard söküldüğü gün unutulan hoş çalışmalar oluyor.

Peki kendini bu kadar önemsemenin altında yatan bu kofluğun sebebi ne? Buna da daha sonra hep birlikte kafa yoralım derim. Bizi farklı kılan ne?  Kimi nereye taşıdık? Kime sınıf atlattık? Kimi sınıfta bıraktık? Hangi bütçelerle, ne kadar fark yarattık? Hepsini konuşalım.

3 Responses to “ANKARA’DA MARKA KONUMLANDIRMA…”

  1. sylvia diyor ki:

    Ben bu jingleın harcandığını düşünmüyorum zira reklam verenlerin ajansı zorlaması, kreatif ekibin kendini geliştirmesi için yüzde yüz yaşanması gereken bir süreç. PratikA jazz, funk, rock, pop, alaturka, rap, reggae, elektronic, blues vs hangi tarz olursa olsun hepsinde iddialı olduğunu bu jingle ile göstermiş oldu.
    o halde bu jingleı bir kez daha dinleyelim üstelik yüksek sesle : )
    Duyan herkesin yüreği jazz etsin : )

You must be logged in to post a comment.

Yerel Radyolarda Reklam Sorunları…

Yerel radyoların uzun bir süredir reklam alma sorunları olduğu bilinen bir gerçek. Bu gerçek reklam fiyatlarını baskı altına almakta, dayanma gücü zayıf radyoları fiyat kırmaya ve kendi bindiği dalı kesmeye doğru götürmektedir. Bu sıkışmanın bir başka tezahürü de reklam fiyatlarını reel olarak mantığı olmayan bir biçimde fiyat yükseltmek. Elde edilemeyen geliri bir kaç reklam veren müşteriye daha pahalıya satılan reklam fiyatlarıyla çıkarma çabası. Bütün bunlar planlı, düşünülmüş, hedef kitle etüd edilerek çıkarılmış fiyatlar olmadığı için yine dönüp radyonun ayağına dolaşmaktadır. Müşteri alternatif mecra arayışına girmekte ve bütçe yine uçup gitmektedir.

Peki bunun çıkış yolu yok mu? Aslında var. Yeni reklam yolları bulup, bunu müşteriye cazip bir şekilde sunmak. Uzun vadeli planlanmış, promosyonlarla destekli paket satışlar, advertortorial reklamlar, müşteriye özel tanıtım içerikli programlar, sponsorluklar için daha iyi düşünülmüş içeriklerle bir nebze nefes alınabilir. Web sitesi tanıtımları için yerel radyolarda tanıtıcı programlar neredeyse hiç yapılmamaktadır. Oysa bazı yerel firmaların e ticaret siteleri oldukça gelişmiş durumda. Bunlara da radyo aracılığıyla tanıtımlar geliştirilebilir.

burada aklıma ilk gelen seçenekleri sıraladım ama belki radyocu arkadaşlarımızın da aklına gelen başka sorun ve çözüm önerileri olabilir. Hatta ajanslardan arkadaşlarımız da bu konuya farklı bir bakış açısı getirebilirler. Bu alan hepimizi ilgilendiren bir alan olduğuna göre, ortak kafa yormanın zamanıdır diye düşünmekteyim. Görüşlerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum.

You must be logged in to post a comment.

McDONALD’s IN YENİ REKLAMI

McDonald’s ın yeni reklamı süper olmuş. Müşterinin ne talep ettiğini iyi etüd etmişler ve sade bir anlatımla sunmuşlar. Beyefendi de güzel okumuş. Zaten marifette onda!

You must be logged in to post a comment.

“Jingle”nin etkileri

Bu yazıda jingle reklamlarının bazı özelliklerinin vurgulanması amaçlanmaktadır. Jingle reklamlar basit olarak iki şekilde hazırlanmaktadır. Bunlardan ilki masaüstü yayıncılık marifetiyle orijinal seslerden çok sample seslerle yapılmakta, süre ve emek olarak görece daha kısa bir zaman almaktadır. Takdir edersiniz ki yaratıcılık konusu hazır sesler kullanmaya bağlı değildir. Firmayı ifade eden müziği bulmak ve oluşturmak yine aynı zamanı almaktadır.

1. İkinci tarz jingle olarak doğal seslerle stüdyo ortamında canlı olarak alınan kayıtlar yer almaktadır. Burada her enstrüman (vokal dahil) ayrı ayrı stüdyoya girmekte ve parçayı canlı olarak icra etmektedirler. Bu da emeği ve zamanı daha da artırmakta ama ortaya tam anlamıyla orijinal bir müzik çıkmaktadır.

• Jingle Reklamların Ekonomik Etkisi: jingle reklamlar firmayı genelden farklılaştırarak dinleyici ve dolayısıyla müşteri ilgisi oluşturmaktadır. Bu da farklılaşan firmanın algısal tercih edilirliğini oluşturmaktadır. Dolayısıyla müşteri ilgisi ve ekonomik dönüşler oluşmaktadır.
• Jingle Psikolojik Etkisi: iyi hazırlanmış ve firmayı iyi ifade eden bir jingle,kolay algılanma ve hemen ezberlenme özelliklerini edinebilirse müşterinin ilgisini çekmekte, dile pelesenk olmakta ve müşteri nezdinde firmayla kolay bir diyalog ve dostluğu tetiklemektedir. Bu da müşterinin ekonomik geri dönüşlerini hızlandırmaktadır.
• Jingle Reklamların Bilinirlik Etkisi: jingle reklamlar şarkısal özelliği iyi kullanılabilirse ezberlenmek koşuluyla herkesin diline düşmekte ve bilinirlik buradan akıllarda kalıcı hale gelmektedir.
• Not: İnsan kulağı zamanımızın bir özelliği olarak hazır digital seslere aşırı doymuş ve digital ses ve doğal ses ayrımını yapabilmektedir. Doğal sesler insanlara daha sıcak gelmektedir. Neredeyse yapılan bütün jinglelerde doğal enstrüman sesi kullanılmaktadır.

Bütün bunlardan sonra Jingle reklamlar tek başına yeterli olmamakta yanına değişik (görsel, işitsel ve pazarlama) farklılaştırma çalışmalarına ihtiyaç duymaktadır. İyi desteklenirse mükemmel işlevler yüklenebilir.(Türkcell-türkselle bağlan hayata… gibi)

You must be logged in to post a comment.

Radyo Reklamlarının Etkileri

Radyo reklamları şimdiye kadar hep ” kaç para “,”pahalı” ” bu fiyata ben televizyona reklam veririm” pazarlığının ötesine geçemedi. Etkili,yaratıcı ve başarılı kampanyalar üretemeyen radyoların yanında, müşterilerine iyi hizmet vermesi gereken ajansların da eksiğidir bu. Peki bunda etkili olan nedir?

*Ulusal radyolarda sorun,hemen her radyonun yanında kardeş bir TV’nin bulunmasıdır. Yerelde ise patronajın yeterli vizyona sahip olamayışı, ekonomik güçsüzlüğü ve ikinci iş olarak görmesidir kanısındayım(detayda daha başka faktörler de vardır tabiiki ama yeri fazla işgal etmemek için girmeyeyim dedim).

* Ajanslarda ise sorun şöyle olmaktadır. Bir reklam çalışmasıyla yüzbinlik rakamlar teleffuz edilen işlerle ilgilenmek varken bir kaç binlik bir işe vakit ve enerji harcamak istenmemektedir. Radyo reklamcılığı konusunda uzmanlaşmış ajansların bu konuda yetersiz gelişmesi de onların bu ikincil mecra yaklaşımlarını desteklemktedir.

Radyo reklamları prodüksiyonsal bir konudur aslında. Çünkü bütün etki yapılan sesli prodüksiyonun yaratacağı etkiye bağlı olmaktadır. Görece kısıtlı araçlarla TV ye meydan okumak zordur. Tam da bu noktada sesin uzun yıllar kalıcı etkisine güvenmek gerekmektedir. Bunun farkına varılmalıdır. Çünkü yapılan bütün reklamlardan geriye birkaç cümle kalmaktadır aslında. “aynı mal jhon”, “turkcelle bağlan hayata”, “bir bilmecem var çocuklar….eti eti eti”,”çalkala türkiye” vb. hangisinin görüntüsü aklımızda?

You must be logged in to post a comment.

REKLAM

    Reklam çok konuşulan ama üzerinde derinlemesine durulmayan bir alan. Herkes reklamın ne olduğunu biliyor aslında. Ama nasıl yapıldığını ve nasıl yapılmasını bilen ne kadar bu tartışılır. İmaj reklamı, marka reklamı, advertorial reklam (tanıtıcı reklam),agresif teklam, outdoor(açıkhava reklamı), görsel reklam, işitsel reklam, jingle, teaser, radyo reklamları, santral kayıtları, internet reklamları, viral reklamlar, gerilla reklamlar, interaktif reklamlar, işe yarar reklamlar, reklam ajansı odaklı reklam, müşteri odaklı reklam, firma odaklı reklam, çok odaklı reklam, spesifik reklam, gazete reklamları, insertler, dergi reklamları, muhabbet reklamları, giyisi reklamları… bunlar ve daha fazlası,unuttuklarım; bunları konuşalım istiyorum. Herkes yazsın, fikrini paylaşsın istiyorum. Reklamlar hakkında hoşunuza giden gitmeyen, bilgi veren vermeyen her şeyi burada paylaşalım.  Hepinize kolaylıklar dilerim. Buyrun alan sizin.

You must be logged in to post a comment.